
Aile Hukuku
Protokol, hâkimin onayıyla bağlayıcı olur. Eksik veya hatalı yazılan tek bir madde, yıllar sonra yeni davalara yol açabilir.
Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanma ve boşanmanın sonuçları konusunda anlaşarak süreci kısa sürede sonlandırmasıdır. Ancak imzaladığınız protokol, hâkimin onayıyla hüküm hâline gelir ve ondan sonra değiştirilmesi kolay değildir.
Bu yazıda anlaşmalı boşanmanın şartlarını, protokolde mutlaka yer alması gereken konuları, hâkimin rolünü, Yargıtay’ın bu konudaki yaklaşımını, karar kesinleşmeden önce vazgeçme imkânını ve boşandıktan sonra değişiklik taleplerini sade bir dille anlatıyoruz. Yazının sonunda ilgili Yargıtay kararlarının değerlendirmeleri yer almaktadır.
Kısaca
Anlaşmalı boşanmada hâkimin onayı olmadan protokol geçersizdir. Hâkim protokolü kendiliğinden değiştiremez; değişiklik önerebilir, öneriyi eşler kabul etmezse dava anlaşmalı olarak sonuçlanmaz.
Anlaşmalı Boşanma Nedir ve Hangi Şartlarda Yapılır?
Anlaşmalı boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, Md. 166/3
“Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur.”
Anlaşmalı Boşanmanın Dört Şartı
1. Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı.
2. Eşler birlikte başvurmalı ya da bir eş, diğerinin açtığı davayı kabul etmeli.
3. Hâkim, eşleri bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmeli.
4. Hâkim, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulmalı.
Süreç Nasıl İşler?
Protokol hazırlanır: Eşler (genellikle avukatları aracılığıyla) velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımına ilişkin anlaşmalarını yazılı hâle getirir.
Dava açılır: Eşler birlikte başvurur; protokol dilekçeye eklenir.
Duruşma yapılır: Hâkim, eşleri bizzat dinler ve iradelerinin serbest olduğuna kanaat getirmeye çalışır.
Hâkim protokolü değerlendirir: Uygun bulursa onaylar; bulmazsa değişiklik önerir.
Karar verilir: Boşanma kararı verilir ve protokol hükümleri karara yazılır.
Karar kesinleşir: Gerekçeli kararın tebliğinden önce istinaf hakkından feragat edilemez (HMK Md. 349). Karar, usulüne uygun tebliğ ve kanun yolu veya feragat işlemleri tamamlandığında kesinleşir. İstinaf süresi tebliğden itibaren iki haftadır (HMK Md. 345); duruşma günü kendiliğinden kesinleşme olmaz.
Protokolde Mutlaka Düzenlenmesi Gereken Konular
İyi bir protokol, boşanma sonrası ortaya çıkabilecek her soruya baştan cevap verir. Aşağıdaki konular, protokolün çekirdeğini oluşturur.
Feragat Edilen Haklara Dikkat
Protokolde açıkça vazgeçilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri, kural olarak sonradan yeniden ileri sürülemez. Buna karşılık çocukla ilgili haklar (iştirak nafakası, velayet, kişisel ilişki) çocuğun üstün yararına bağlıdır; bunlardan vazgeçmek çocuğu bağlamaz ve koşullar değişirse yeniden dava konusu edilebilir.
Hâkimin Rolü: Onay, Değişiklik Önerisi ve Sınırları
Hâkim, protokolü sadece onaylayan bir makam değildir; aynı zamanda çocukların ve tarafların menfaatini denetler. Ancak yetkisi sınırsız değildir.
⚖ Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/2650, K. 2019/485 · 18.04.2019
Hâkim, anlaşmayı uygun bulmadığında kendiliğinden tek taraflı değişiklik yapamaz; “taraflara bir öneride bulunmak, öneri kabul edildiği takdirde buna göre karar vermek” durumundadır.
Somut olayda hâkimin kişisel ilişki düzenlemesini taraflara önermeden ve onaylarını almadan değiştirmesi bozma nedeni sayılmıştır.
⚖ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2011/11577, K. 2012/7503 · 28.03.2012
Eşler ortak çocuklar için nafaka istemediklerini bildirmiş, hâkim de bir değişiklik önermemiş olduğu hâlde re’sen nafaka takdir edilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
⚖ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2014/4034, K. 2014/18934 · 30.09.2014
Hâkimin önerdiği velayet değişikliği taraflarca kabul edilmezse, “Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesine göre boşanmaya hükmolunamayacağı açık ve tartışmasızdır.”
Bu durumda mahkemenin davayı hemen reddetmesi değil, çekişmeli boşanma kuralları çerçevesinde yargılamaya devam etmesi gerektiği belirtilmiştir.
⚖ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2013/26214, K. 2014/9515 · 21.04.2014
“Feragat veya kabul ise koşula bağlı olarak yapılamaz. Şarta bağlı feragat veya kabul, uyuşmazlığı nihai olarak sona erdirmez.”
Eşlerin nafaka ve taşınmaz bedelini davalının emekli olması şartına bağlamaları nedeniyle mali sonuçlarda tam mutabakat sağlanmadığı kabul edilmiş ve dava çekişmeli boşanma olarak sürdürülmüştür.
Kısaca
Protokolde “şu olursa şunu öderim” gibi şarta bağlı hükümler, anlaşmalı boşanmayı engelleyebilir. Mali hükümler kesin, açık ve ifa edilebilir yazılmalıdır.
Protokol Karara Nasıl Yansır? Hüküm Fıkrası ve Tavzih
Protokolün onaylanması yetmez; hükümlerinin karara da doğru yazılması gerekir. Aksi hâlde protokol icra edilemeyebilir.
⚖ Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2013/1542, K. 2015/1110 · 27.03.2015
“Boşanma davalarında yapılan protokollerin geçerliliği hakimin protokolü uygun bularak tasdikine bağlıdır.” Tasdik edilmeyen ve boşanma kararının eki hâline getirilmeyen protokol ise “yok hükmündedir.”
⚖ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2012/25949, K. 2013/11249 · 24.04.2013
Kararda protokole atıf yapılmakla yetinilmemeli, “anlaşılan bütün hususlara ayrıca kararın hüküm fıkrasında da yer verilmesi gerekir.”
⚖ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2023/28, K. 2023/3252 · 15.06.2023
Protokolde iştirak nafakası kararlaştırıldığı ve ilamda protokol onaylandığı hâlde nafaka kaleminin hüküm fıkrasında yazılmaması infazda tereddüt doğurur; HMK Md. 305’e göre tavzih koşulları oluşmuştur.
Yargıtay, tavzih talebinin reddine ilişkin kararı bozmuştur.
Karar eline geçtiğinde, protokoldeki her maddenin hüküm fıkrasında numaralı biçimde yazılıp yazılmadığını kontrol edin (HMK Md. 297/2).
Belirsizlik veya infaz tereddüdünde tavzih şartları incelenir; tavzihle hükümdeki hak ve borçlar değiştirilemez (HMK Md. 305/2). Karara bağlanmamış taleplerde HMK Md. 305/A uyarınca hükmün tamamlanması veya kanun yolu koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.
Kararın kesinleşmesini bekleyin; nafaka ve tapu işlemleri için kesinleşme şerhli ilam gerekebilir.
Karar Kesinleşmeden Önce Vazgeçilebilir mi?
Sık sorulan bir soru şudur: “Protokolü imzaladım ve hâkim onayladı; şimdi pişman oldum, vazgeçebilir miyim?” Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımı buna kesinleşmeye kadar evet diyor.
⚖ Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/1941, K. 2019/475 · 18.04.2019
Anlaşmalı boşanmadaki kabul tek başına hüküm kurmaya yetmez; “hükmün kesinleşmesine kadar davalının kabul beyanından dönmesi mümkündür.”
⚖ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · istikrarlı kararlar (örn. E. 2015/2947, K. 2015/17879 · 08.10.2015)
“Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin … gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır.”
Bu durumda anlaşmalı boşanma hükmü bütünüyle geçersiz hâle gelir ve dava çekişmeli boşanma kurallarına göre görülür.
Bilmeniz Gerekenler
Dönme hakkı, karar kesinleşinceye kadar vardır. Karar kesinleştikten sonra protokol, hükmün parçası olur.
Karara karşı istinaf/temyiz yoluna başvurulması da iradeden dönme olarak değerlendirilebilmektedir (2. HD, 28.09.2015, E. 2015/2626).
Daire kararlarında yer alan karşı oy görüşleri (hâkimin onayından sonra dönülemeyeceği, ancak hata, hile ve ikrah gibi irade sakatlıklarının ileri sürülebileceği) azınlık görüşü olarak kalmıştır.
İstinaf veya temyiz aşamasında protokol sunulursa, Yargıtay tarafların bizzat dinlenmesi ve TMK Md. 166/3 çerçevesinde karar verilmesi için kararı bozmaktadır (2. HD, 17.04.2024, E. 2024/2957).
Hak Kaybına Dikkat
İradeden dönme hakkı bir “deneme hakkı” değildir. Duruşmada tarafları bizzat dinleyen hâkime verilen beyanlar tutanağa geçer; protokolü imzalamadan önce her maddenin sonuçlarını bir avukatla gözden geçirmek, sonradan çıkacak uyuşmazlığı önler.
Nafaka, Tazminat ve Mal Paylaşımı: Yargıtay Ne Diyor?
Protokoldeki mali hükümler, hâkim tarafından onaylandıktan sonra tarafları bağlar. Yargıtay kararları bu bağlayıcılığın sınırlarını gösteriyor.
⚖ Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/1895, K. 2019/630 · 30.05.2019
Anlaşmalı boşanma protokolü hâkimin onayına bağlı özel bir sözleşmedir. Babanın çocukların eğitim giderlerini velayetten bağımsız olarak üstlendiği protokolde, velayet sonradan anneye geçse bile sözleşmeye bağlılık gereği bu taahhüt geçerliliğini korur; aksi “çocuğun üstün yararını da zedeler mahiyette” olur.
⚖ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2021/9938, K. 2022/452 · 24.01.2022
Onaylanan protokoldeki yoksulluk nafakası artış oranı, mahkeme kararıyla değiştirilmedikçe geçerliliğini korur: “protokolün bu yönüyle geçerliliğini koruduğu anlaşılmaktadır.”
Artırımlı nafaka alacağı davasının reddi hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenle protokolde nafaka artış mekanizması dikkatle yazılmalıdır.
⚖ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2022/9961, K. 2023/1778 · 13.04.2023
Tarafların protokolle mal paylaşımı yaptıklarını ve ileride hak talep etmeyeceklerini kararlaştırmaları nedeniyle, sonradan açılan katılma alacağı davasının reddi hukuka uygun bulunmuştur (onama).
Yoksulluk Nafakasında 2026 Anayasa Mahkemesi Kararı
Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli ve E. 2025/156, K. 2026/131 sayılı kararıyla TMK Md. 175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. Karar 30.09.2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış olup iptal hükmü yayımdan dokuz ay sonra, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir. Yoksulluk nafakası kaldırılmamış, yalnızca “süresiz” ibaresi iptal edilmiştir; TBMM’nin yeni bir düzenleme yapması beklenmektedir. İştirak nafakası bu karardan etkilenmez.
Kısaca
Yoksulluk nafakası öngörülen protokollerde, nafakanın süresini ve hangi hâllerde sona ereceğini açıkça yazmak (örneğin belirli süre, yeniden evlenme, tarafların mali durumunun değişmesi) yeni düzenleme belirsizliğine karşı koruyucu olabilir.
Taşınmaz Devri Varsa
Protokolde taşınmaz devri taahhüdü yer alıyorsa; devrin hangi tarihte, hangi tapu işlemiyle yapılacağı, harç ve vergi yükünün kime ait olduğu, taşınmaz üzerinde ipotek veya kredi bulunup bulunmadığı açıkça yazılmalıdır. Bu yazıda taşınmaz devri taahhüdünün şekil şartına ilişkin ayrıntılı bir Yargıtay tespiti bulunmadığından, bu konuda mutlaka avukat desteği alınmalıdır.
Boşandıktan Sonra Protokol Değiştirilebilir mi?
Karar kesinleştikten sonra da koşullar değişirse bazı hükümler yeniden düzenlenebilir. Ancak her hüküm için aynı imkân yoktur.
Bu konular sitemizde ayrı yazılarda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır: nafaka artırımı davası ve velayetin değiştirilmesi davası.
Sık Yapılan Hatalar ve Kontrol Listesi
Belirsiz ifadeler
“Çocukla uygun zamanlarda görüşür” gibi ifadeler uygulamada uyuşmazlık doğurur. Gün, saat ve teslim yeri yazın.
Şarta bağlı hükümler
Nafaka veya mal devrini bir koşula (emeklilik, satış gibi) bağlamak, hâkim ve Yargıtay önünde anlaşmayı geçersiz kılabilir.
Çocuğun yararını gözetmeyen hükümler
İştirak nafakasından veya kişisel ilişkiden “feragat” çocuğu bağlamaz; hâkim bu hükme müdahale edebilir.
Hüküm fıkrasını kontrol etmemek
Protokol onaylansa bile fıkrada yazılmayan kalem icra edilemeyebilir.
Taşınmaz ve borç detayını atlamak
Tapu devri, kredi ve ipotek konuları açıkça yazılmazsa boşanma sonrası yeni dava gündeme gelir.
Tek avukatla yetinmek
Eşlerin menfaatleri farklıdır; her eşin kendi avukatıyla protokol metnini incelemesi, irade sakatlığı iddialarını azaltır.
Evlilik süresinin en az bir yıl olduğunu doğrulayın.
Velayet, kişisel ilişki, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, tazminat ve mal paylaşımını ayrı ayrı yazın.
Tutarları, ödeme tarihlerini, artış oranlarını ve hesap bilgilerini belirtin.
Şarta bağlı veya belirsiz hükümlerden kaçının.
Duruşmada hâkimin sorularına hazırlıklı gelin; beyanlarınızın tutanağa geçeceğini unutmayın.
Kararı aldığınızda hüküm fıkrasını protokolle satır satır karşılaştırın.
Yargıtay Kararları
1. Protokolün Onayı, Hükme Geçirilmesi ve İnfaz Kabiliyeti
Yargıtay’a göre protokolün geçerlilik kazanması hâkimin tasdikine ve hükümlerinin karara yansıtılmasına bağlıdır. Tasdik edilmeyen ve karara eklenmeyen protokol sonuç doğurmaz.
2. Hâkimin Müdahale Yetkisi ve Şarta Bağlılık Yasağı
Hâkim protokolü uygun bulmazsa tek taraflı değişiklik yapamaz; öneride bulunur ve kabul edilirse buna göre karar verir. Öneri kabul edilmezse boşanma anlaşmalı olarak verilemez, dava çekişmeli sürer. Şarta bağlı kabul veya feragat geçerli değildir.
3. Kesinleşmeye Kadar İradeden Dönme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi çoğunluğu ve Hukuk Genel Kurulu, karar kesinleşinceye kadar eşlerin kabul beyanından dönebileceğini kabul etmektedir. Dönme hâlinde anlaşmalı boşanma hükmü bütünüyle geçersiz olur ve dava çekişmeli boşanma usulüne göre görülür. Bu yönde çok sayıda daire kararı bulunmaktadır: 09.03.2015 (E. 2014/18660), 11.03.2015 (E. 2014/17142), 12.03.2015 (E. 2014/20003 ve E. 2014/19608), 28.09.2015 (E. 2015/2626), 08.10.2015 (E. 2015/2947), 10.11.2015 (E. 2015/5687). Karşı oy yazılarında, hâkimin serbest iradeye kanaat getirip onaylamasından sonra dönülemeyeceği görüşü savunulmuştur; bu görüş çoğunluğun bağlayıcı içtihadı niteliğinde değildir.
İstinaf veya temyiz aşamasında protokol sunulması hâlinde, tarafların bizzat dinlenmesi için kararlar bozulmuştur: 2. HD, 26.02.2018 (E. 2016/21742), 10.04.2019 (E. 2019/2308), 17.04.2024 (E. 2024/2957), 01.11.2024 (E. 2024/5860).
4. Mali Haklar, Çocuğun Üstün Yararı ve Mal Paylaşımı
5. Karar Özet Tablosu
| Karar Künyesi | Uyuşmazlık Konusu | Sonuç |
|---|---|---|
| 2. HD, 08.03.2012, E. 2012/2153, K. 2012/5032 | Protokoldeki bütün hususların hükme geçirilmesi ve edayı sağlayacak şekilde onaylanması zorunluluğu | Bozma |
| 2. HD, 28.03.2012, E. 2011/11577, K. 2012/7503 | Hâkimin taraflarca istenmeyen nafakaya değişiklik önermeden re’sen hükmedememesi | Bozma |
| 2. HD, 24.04.2013, E. 2012/25949, K. 2013/11249 | Protokole atıfla yetinilmeyip anlaşılan hususların hüküm fıkrasında gösterilmesi | Kısmen onama, kısmen bozma |
| 2. HD, 21.04.2014, E. 2013/26214, K. 2014/9515 | Nafaka ve taşınmaz bedelinin emeklilik şartına bağlanması; feragat/kabulün şarta bağlanamaması | Bozma |
| 2. HD, 30.09.2014, E. 2014/4034, K. 2014/18934 | Önerilen velayet değişikliğinin kabul edilmemesi hâlinde anlaşmalı boşanmaya karar verilememesi | Bozma |
| 2. HD, 09.03.2015, E. 2014/18660, K. 2015/3907 | Kesinleşmeye kadar iradeden dönülebilmesi; davanın çekişmeliye dönüşmesi | Bozma |
| 2. HD, 11.03.2015, E. 2014/17142, K. 2015/4195 | Kesinleşmeye kadar irade beyanından dönülebilmesi | Bozma |
| 2. HD, 12.03.2015, E. 2014/20003, K. 2015/4262 | Mali sonuçlar ve çocukların durumuna ilişkin beyandan dönülebilmesi | Bozma |
| 2. HD, 12.03.2015, E. 2014/19608, K. 2015/4544 | İradeden dönülmesi hâlinde davanın çekişmeli görülmesi | Bozma |
| HGK, 27.03.2015, E. 2013/1542, K. 2015/1110 | Tasdik edilmeyen protokolün yok hükmünde olması | Bozma |
| 2. HD, 23.06.2015, E. 2014/25482, K. 2015/13380 | Hükme geçirilmeyen protokolün sonuç doğurmaması | Bozma |
| 2. HD, 28.09.2015, E. 2015/2626, K. 2015/16583 | Temyizin iradeden dönme sayılması ve çekişmeli boşanmaya geçilmesi | Bozma |
| 2. HD, 08.10.2015, E. 2015/2947, K. 2015/17879 | Kesinleşmeye kadar iradeden dönülebilmesi; anlaşmanın bozulmasıyla hükmün geçersiz kalması | Bozma |
| 2. HD, 10.11.2015, E. 2015/5687, K. 2015/20789 | Kesinleşmeye kadar dönmenin engellenemeyeceği | Bozma |
| 2. HD, 26.02.2018, E. 2016/21742, K. 2018/2462 | Temyiz aşamasında protokol sunulması; tarafların bizzat dinlenmesi | Bozma |
| HGK, 18.04.2019, E. 2017/2650, K. 2019/485 | Hâkimin kişisel ilişkiyi re’sen değiştirememesi; değişiklik önerisinin kabulü | Bozma |
| HGK, 18.04.2019, E. 2017/1941, K. 2019/475 | Kesinleşmeye kadar kabulden dönülebilmesi; hüküm fıkrasına aynen yazılma | Bozma |
| 2. HD, 10.04.2019, E. 2019/2308, K. 2019/4482 | Temyiz öncesi sunulan protokolün değerlendirilmesi | Bozma |
| HGK, 30.05.2019, E. 2017/1895, K. 2019/630 | Eğitim gideri taahhüdünün velayet değişse de geçerli olması; üstün yarar | Bozma |
| 2. HD, 05.11.2020, E. 2020/3774, K. 2020/5431 | Anlaşmalı boşanmada usul ve kanuna aykırılık bulunmaması; kanun yararına bozma istemi | Talep reddedildi |
| 2. HD, 24.01.2022, E. 2021/9938, K. 2022/452 | Protokoldeki yoksulluk nafakası artış şartının bağlayıcılığı | BAM kararı kaldırıldı, ilk derece kararı bozuldu |
| 2. HD, 13.04.2023, E. 2022/9961, K. 2023/1778 | Protokolle mal paylaşımı ve ileride hak talep edilmemesi; katılma alacağı davasının reddi | Onama |
| 2. HD, 15.06.2023, E. 2023/28, K. 2023/3252 | Fıkraya yazılmayan iştirak nafakasının tavzihle giderilmesi | Tavzih talebinin reddi bozuldu |
| 2. HD, 17.04.2024, E. 2024/2957, K. 2024/2523 | Temyiz ekinde sunulan protokol; TMK Md. 166/3 kapsamında karar verilmesi | Bozma |
| 2. HD, 01.11.2024, E. 2024/5860, K. 2024/8178 | Temyiz aşamasında protokol; tarafların bizzat dinlenmesi | Bozma |
6. Raporda Değerlendirilemeyen Hususlar
Araştırmanın Sınırları
İrade sakatlığı nedeniyle iptal: Karşı oylarda hata, hile ve ikrah tartışılmış; ancak çoğunluk veya HGK kararlarında HMK Md. 311 uyarınca iptalin esas ve şartlarına ilişkin ayrı bir genel değerlendirme bulunmamaktadır.
Feragat edilen nafaka/tazminat: Protokolde açıkça feragat edilen yoksulluk nafakası veya tazminatın sonradan yeniden istenip istenemeyeceği konusunda incelenen kararlarda ayrıntılı tespit yoktur.
Taşınmaz devri taahhüdünün şekli: Protokoldeki taşınmaz devri ve tescile zorlama davasının koşullarına ilişkin ayrıntılı değerlendirme bulunmamaktadır.
Kesinleşme sonrası değişiklik davaları: TMK Md. 176/4, Md. 331 ve velayetin değiştirilmesine ilişkin ayrıntılı içtihat analizi bu raporun konusu dışında kalmıştır.
8. Mevzuat Notu: Uygulamada Dikkat Edilecek Hususlar
Hükmün infaz kabiliyeti ve tavzih: Protokol hükümleri kararın hüküm fıkrasında açıkça yer almalı (HMK Md. 297/2); belirsizlik ve infaz tereddüdü HMK Md. 305 kapsamındaki tavzih şartlarına göre değerlendirilir. Tavzihle hak ve borçlar değiştirilemez; hakkında karar verilmemiş talepler için HMK Md. 305/A ve kanun yolu koşulları ayrıca incelenir.
Kesinleşmeye kadar iradeden dönme: Dönme hâlinde anlaşmalı boşanma hükmü ortadan kalkar ve yargılama çekişmeli boşanma kurallarına göre sürer.
Feragat edilen talepler: Protokolde açıkça feragat edilen yoksulluk nafakası veya maddi/manevi tazminat talepleri, feragatin kesin hüküm niteliği nedeniyle kural olarak yeniden ileri sürülemez. Kamu düzenine ve çocuğun üstün yararına bağlı olan iştirak nafakası ve velayet taleplerinden feragat ise geleceğe yönelik kesin hüküm oluşturmaz; koşullar değişirse sonradan dava konusu edilebilir.
İlgili Kanun Maddeleri
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, Md. 184/5 (Boşanmada yargılama usulü)
“Boşanma veya ayrılığın fer’î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.”
TMK Md. 175/1 (Yoksulluk nafakası)
“Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.”
Maddedeki “süresiz olarak” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 04.06.2026 tarihli kararıyla iptal edilmiştir; iptal hükmü 30.06.2027’de yürürlüğe girecektir. O tarihe kadar mevcut metin uygulanmaya devam eder.
TMK Md. 176 (Tazminat ve nafakanın ödenme biçimi)
“Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.”
Maddenin diğer fıkraları: maddi tazminat ve yoksulluk nafakası toptan veya irat biçiminde ödenebilir; manevi tazminat irat biçiminde ödenemez; irat biçimindeki nafaka alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar.
TMK Md. 182 (Boşanmada çocukla ilgili hükümler)
“Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.”
TMK Md. 331 (Durumun değişmesi)
“Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.”
6100 sayılı HMK, Md. 297/2, 305, 311
Md. 297/2: Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Md. 305: hükmün icrasında tereddüt uyandıran hususlarda tavzih. Md. 311: “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.”
Hukuki Danışmanlık Alın
Her dosyanın somut koşulları farklıdır. Süreler ve belgeler hak kaybına yol açabileceğinden, işlem yapmadan önce bir avukata danışmanızı öneririz. Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla, Ekim 2026 itibarıyla yürürlükte olan mevzuat ve yayımlanmış Yargıtay kararları esas alınarak hazırlanmıştır.