Bülten 4 · Gönderi 4
Taklit ürünle karşılaşıldığında atılacak ilk adımlar ve izlenecek yol, sonucu belirleyen en önemli unsurlardır.
Marka hakkı, ancak ihlal karşısında harekete geçildiğinde değer taşır. İhlal halinde hem hukuk hem ceza yolu, hem de hızlı koruma araçları (tedbir, gümrük, pazaryeri bildirimi) bulunur.
Bu yazıda tecavüz sayılan halleri, hak sahibinin talep edebileceklerini, tazminatın nasıl hesaplandığını, hızlı koruma yollarını ve haksız iddialara karşı savunma imkânlarını ele alıyoruz.
Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Haller
SMK Md. 29, marka sahibinin izni olmadan yapılan ve markanın ayırt edici işlevini veya itibarını zedeleyen kullanımları tecavüz olarak sayar.
Aynı veya karıştırılma ihtimali doğuracak derecede benzer işaretin, aynı veya benzer mal/hizmetlerde ticari amaçla kullanılması.
Tanınmış markanın itibarından haksız yarar sağlanması veya itibarına zarar verilmesi; farklı mal/hizmetlerde de gündeme gelebilir.
İşaretin ürün veya ambalaj üzerinde kullanılması; ürünün satışa sunulması, satılması, ithal veya ihraç edilmesi.
İşaretin ticari evraklarda, reklamda, internet sitelerinde ve çevrim içi pazaryeri ilanlarında kullanılması.
Tescilsiz markaya veya taklit edilen tasarım ve desenlere karşı ise haksız rekabet hükümleri ve telif hakkı gündeme gelir; bu konu serinin son yazısında ele alınmaktadır.
Hukuk Davası: Neler Talep Edilebilir?
Tecavüze uğrayan marka sahibinin talepleri SMK Md. 149’da sayılmıştır. Davalar Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinde, bulunmayan yerlerde yetkilendirilen asliye hukuk mahkemelerinde görülür.
Özel hukuka ilişkin taleplerde zamanaşımı bakımından Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanır; bu nedenle ihlalin öğrenilmesinden sonra gecikmeden hareket edilmelidir.
Tazminat: Üç Hesaplama Yöntemi
SMK Md. 150 ve 151 uyarınca hak sahibinin zararı, fiilî kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. Yoksun kalınan kazanç, hak sahibinin seçimine göre üç yöntemden biriyle hesaplanır.
Muhtemel gelir
Tecavüz edenin rekabeti olmasaydı hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
İhlalcinin net kazancı
Tecavüz edenin ihlal yoluyla elde ettiği net kazanç.
Lisans bedeli
Tecavüz eden hakkı hukuka uygun biçimde lisansla kullansaydı ödemesi gereken lisans bedeli.
Hakkaniyet payı
İlk iki yöntemde, ürüne talebin oluşmasında markanın belirleyici olduğu kanaatine varılırsa mahkeme kazanca hakkaniyete uygun bir pay ekleyebilir.
Anayasa Mahkemesi Kararı
Anayasa Mahkemesi, 11.02.2025 tarihli ve E.2024/176, K.2025/42 sayılı kararıyla, SMK Md. 151/2-(b) bendindeki ‘ihlalcinin elde ettiği net kazanç’ yönteminin Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmetmiştir (RG 06.05.2025).
Bu yöntem, bilirkişi hesabında hak sahibi tarafından seçilebilmeye devam etmektedir.
Hesaplamada markanın ekonomik önemi, tanınmışlığı, ihlalin niteliği ve boyutu, lisans sayısı gibi etkenler dikkate alınır. Uygulamada tazminat miktarı bilirkişi incelemesiyle belirlenir; bu nedenle ihlalcinin satış kayıtlarının delil olarak güvence altına alınması önem taşır.
Hızlı Koruma: Tedbir, Delil Tespiti, Gümrük ve Pazaryeri
Dava sonuçlanana kadar geçen sürede ihlalin sürmesini engelleyen araçlar, uygulamada çoğu zaman davanın asıl değerini oluşturur.
Doğru Sıralama
Çoğu olayda önce delil toplanır (satın alma, fatura, ekran görüntüsü, gerekirse delil tespiti), ardından ihtarname veya doğrudan tedbir/dava yoluna gidilir. İhtarname ihlalciye delilleri ortadan kaldırma fırsatı verebileceğinden, sıralama olayın özelliğine göre belirlenmelidir.
Ceza Yolu ve Haksız İddialara Karşı Savunma
Marka hakkına tecavüz, SMK Md. 30 uyarınca aynı zamanda suçtur ve 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ile adli para cezası öngörülür. Hak sahibi Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunabilir; bu yol hukuk davasından bağımsız olarak veya onunla birlikte yürütülebilir.
Karşı Taraf Açısından: Haksız İddiaya Karşı
Markasına tecavüz iddiasıyla ihtar alan kişi; tescilin kapsamını, kullanım ispatını, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ve markanın hükümsüzlük/iptal gerekçelerini savunma olarak ileri sürebilir. Ayrıca fiillerinin tecavüz oluşturmadığının tespitini isteyebilir; bunun için hak sahibine yazılı bildirimde bulunulması ve bir aylık cevap süresinin beklenmesi öngörülür, ancak bildirim dava şartı değildir.
Marka uyuşmazlıklarında en önemli kural şudur: İhtar almak da ihtar çekmek de bir stratejik karardır. Delilleri, süreleri ve karşı hamleleri hesaplamadan atılan adımlar, haklı tarafı bile zor durumda bırakabilir.
Hukuki Danışmanlık Alın
Konuyla ilgili somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz. Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla, Ekim 2026 itibarıyla yürürlükte olan mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır.