Menfi Tespit Davası ve Haksız İcra Takibi

10.10.2026
Menfi Tespit Davası ve Haksız İcra Takibi
Yazıya özel hazırlanmış temsili görsel.
Hukuk Rehberi İcra ve İflas Hukuku

İcra ve İflas Hukuku

Borçlu olmadığınız hâlde hakkınızda icra takibi başlatıldıysa veya başlatılma ihtimali varsa, borçsuzluğunuzu mahkemede ispat edebilirsiniz. Haksız takip yapan alacaklı, yüzde yirmi tazminata mahkûm edilebilir.

İİK Md. 72HMK Md. 106Yargıtay HGK · 9. · 11. · 19. HD

Hiç borcunuz olmadığı hâlde bir gün hakkınızda icra takibi başlatıldığını öğrendiniz. Ya da henüz takip yok ama bir alacaklı sizi “borçlusunuz” diye tehdit ediyor. Bu durumda borçsuzluğunuzu mahkemede ispatlayabilirsiniz: bu davaya menfi tespit davası denir.

Bu yazıda menfi tespit davasının ne olduğunu, hangi aşamalarda açılabileceğini, icra takibini durdurmanın şartlarını ve teminat oranını, ispat yükünü, haksız ve kötü niyetli takip yapan alacaklıdan tazminat isteme koşullarını, borcu ödeyenlerin açabileceği istirdat davasını ve arabuluculuk meselesini, ilgili kanun maddeleri ve Yargıtay kararlarıyla anlatıyoruz. Yazının sonunda ilgili Yargıtay kararlarının değerlendirmeleri yer almaktadır.

Kısaca

Menfi tespit davası takipten önce, takip sırasında ve hatta takip sonrasında açılabilir. Takibi durdurmak için alacağın en az %15’i kadar teminat gerekir; ancak yalnızca takipten önce açılan davada takip durdurulabilir. Haksız ve kötü niyetli takipte alacaklı, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilebilir.


Menfi Tespit Davası Nedir?

Menfi tespit davası, borçlunun “gerçekte borçlu olmadığının” mahkeme kararıyla tespitini istediği davadır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, Md. 72/1

“Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.”

⚖ Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2018/374, K. 2018/943 · 25.04.2018

Menfi tespit davası, “gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun), gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava”dır. Amacı, bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir.

⚖ Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2020/297, K. 2022/835 · 07.06.2022

“Dayanılan hukukî ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi icra takibinden sonra da ileri sürülebilir.”

Dava Açmak İçin Hukuki Yarar Gerekir (HMK Md. 106/2)

Tespit davası açanın, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.

Takipten önce: Haksız bir talep yöneltilen veya borç tehdidi altındaki kişi, hukuki belirsizliği gidermekte yararlıdır.

Takipten sonra: Takip kesinleşmiş olsa bile borçlu, maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını kanıtlamak için dava açabilir (HGK, E. 2020/297; E. 2021/659).


Dava Ne Zaman Açılabilir? Takipten Önce, Sırasında ve Sonrasında

İcra takibinden önceAlacaklı henüz takip başlatmamışken, borçsuzluğun tespiti istenebilir. Bu aşamada mahkeme, teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verebilir.
Takip sırasındaTakip başlamış ve ödeme emri gelmişse de dava açılabilir; ancak bu hâlde takibin durdurulması mümkün değildir (aşağıdaki bölüme bakınız).
Takip kesinleştikten sonraSüresinde itiraz edilmemesi veya itirazın kaldırılması, borçsuzluğunuzu ileri sürmenize engel değildir. Borçlunun icra mahkemesine şikâyette bulunmamış veya takibin iptalini istememiş olması, menfi tespit davası açmasına engel değildir; bu gerekçeyle “hukuki yarar yok” diye davanın usulden reddi isabetsiz bulunmuştur (Yargıtay 1. HD, 14.01.2021, E. 2019/5006).
Takibin durdurulmuş olmasıİcra mahkemesince takibin durdurulmasına karar verilmiş olması, menfi tespit davası açılmasına engel değildir (19. HD, 14.04.2015, E. 2015/3440).
Borç icraya tamamen ödenmişseBorç icra dosyasına tamamen ödendikten sonra açılan davada, hukuki yarar bulunmadığı ve bir yıllık süre geçtiği gerekçesiyle ret kararı onanmıştır (19. HD, 25.03.2015, E. 2014/17978). Bu durumda doğrudan istirdat davası gündeme gelir (aşağıda).

Takibi Durdurmak: İhtiyati Tedbir ve Yüzde On Beş Teminat

Menfi tespit davası açmak, tek başına takibi durdurmaz. Takibi durdurmak için mahkemeden ihtiyati tedbir istenir ve teminat gösterilir. Bu imkân, takipten önce mi sonra mı dava açıldığına göre farklıdır.

İİK Md. 72/2 (Takipten önce açılan dava)

“İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.”

İİK Md. 72/3 (Takipten sonra açılan dava)

“İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.”

Takipten önce açılırsaTakibin durdurulması için tedbir istenebilir; teminat alacağın en az %15’idir.
Takipten sonra açılırsaTakip durdurulamaz; ancak icra veznesine girecek paranın alacaklıya verilmemesi için tedbir istenebilir; teminat yine en az %15’tir ve gecikmeden doğan zararı karşılamalıdır (9. HD, 22.06.2022, E. 2022/7391; 19. HD, 13.02.2020, E. 2020/85; 12. HD, 07.05.2018, E. 2016/32224).
Arabuluculuk sırasında takipArabuluculuk bürosuna başvurulduktan sonra aleyhe icra takibi yapılırsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde menfi tespit davası açılması ve talep edilmesi hâlinde İİK Md. 72/2 uygulanır (6325 sayılı Kanun Md. 18/A/16).
Alacaklı haklı çıkarsaDava alacaklı lehine sonuçlanırsa tedbir kalkar ve alacaklı geç almaktan doğan zararını gösterilen teminattan alır; bu zarar herhâlde alacağın %20’sinden az tayin edilemez (İİK Md. 72/4).

Dikkat

Teminat, haksız çıkarsanız ciddi bir mali sonuç doğurabilir. Takibi durdurmak istiyorsanız teminat tutarını ve alacaklının olası zararını dava açmadan önce bir avukatla hesaplayın.


İspat Yükü: Kim Neyi İspat Eder?

Menfi tespit davasında ispat yükü, borçlunun savunma biçimine göre değişir.

⚖ Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2021/659, K. 2022/82 · 08.02.2022

Davacı borçlu aradaki borç ilişkisini ve borcun doğumunu tamamen inkâr ediyorsa, borcun ve hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı alacaklıya aittir. Davacı borcun doğduğunu kabul edip senedin karşılıksız kaldığını veya borcun ifa ile sona erdiğini savunuyorsa ispat yükü yer değiştirir: “alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer.”

Borcu tamamen inkârAlacaklı, alacağını ve aradaki hukuki ilişkiyi ispat eder.
Senet bedelsiz veya borç ödenmişBorçlu, bedelsizliği veya ödemeyi ispat eder; borcun sona erdiği yazılı delille ispatlanmalıdır (11. HD, 29.05.2024, E. 2023/1053).
Çek ve bonoBedelsizlik kişisel defi olduğundan kural olarak lehtara karşı ileri sürülür; hamile karşı ancak hamilin senedi borçlunun zararına ve bedelsiz olduğunu bilerek iktisap ettiği kanıtlanırsa ileri sürülebilir. Avans olarak verilen çekler karşılığında mal teslim edilmemesi bedelsizlik iddiasını kanıtlar; eski çeklerin yerine ileri tarihli yeni çek verilmesi, borcun yenilenmesi değil ertelenmesidir (HGK, E. 2021/659).
Ceza dosyası varsaSenede ilişkin ceza yargılamasının maddi vakıaları saptayan kararları hukuk hâkimini bağlar; bu nedenle ceza dosyasının sonucu beklenmelidir (19. HD, 14.04.2015, E. 2015/3440).
Teminat senediİşe girişte teminat olarak alınan bononun takibe konulması durumunda kötü niyet tazminatı gündeme gelebilir (9. HD, 14.11.2019, E. 2017/13374).

Haksız ve Kötü Niyetli Takip: Yüzde Yirmi Tazminat

Borçlu davayı kazanırsa, takip haksız olduğu için alacaklı sorumlu olmayabilir; tazminat için ayrıca kötü niyet de gerekir.

İİK Md. 72/5 (Dava borçlu lehine sonuçlanırsa)

“Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.”

Tazminatın Üç Şartı

1. Açık talep: Borçlu tazminat talebini açıkça ileri sürmelidir (HGK, E. 2020/297; 11. HD, 24.10.2024, E. 2023/4430).

2. Takip haksız ve kötü niyetli: Alacaklının yalnızca haksız çıkması yetmez; kötü niyet de gerekir (HGK, E. 2020/297; E. 2018/374; 15. HD, 20.12.2017, E. 2016/3465).

3. Zarar: Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.

⚖ Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2020/297, K. 2022/835 · 07.06.2022

Haksızlık, alacak bulunmamasına rağmen takibe girişilmesi; kötü niyet ise alacaklının haksız olduğunu bilerek borçluya zarar verme kastıyla hareket etmesidir. Takip başlangıcında alacaklı haklı olup sonradan ibraname verilmesi veya sonradan ödeme yapılmasına rağmen takibin sürdürülmesi hâllerinde İİK Md. 72/5 kapsamındaki kötü niyet tazminatı koşulları oluşmaz.

Kötü niyetin zamanıKötü niyet, takip tarihi itibarıyla mevcut haklılık durumuna göre belirlenir (HGK çoğunluğu, E. 2018/374). Takipten önce yapılmış bir ödeme alacaklı vekili tarafından biliniyorsa bu husus gözetilmelidir (1. HD, 14.01.2021, E. 2019/5006).
Likit alacak şartı yokKötü niyet tazminatı için alacağın likit olması koşulu aranmaz (9. HD, 14.11.2019, E. 2017/13374).
İmzayı bilebilecek durumdaKeşideci imzasının davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olan alacaklının takibinin haksız ve kötü niyetli olduğu kabul edilmiş; tazminat talebinin reddi bozulmuştur (11. HD, 20.02.2024, E. 2023/3539).
Kötü niyet kanıtlanamazsaŞirket kaşesi üzerine atılan çift imzada davacının avalist sayılamayacağı bir olayda, davalının geçerli imza olmadığını bile bile hareket ettiği sabit görülmediğinden ve davayı derhal kabul ettiğinden tazminat verilmesi bozulmuştur (11. HD, 24.10.2024, E. 2023/4430). Kötü niyet kanıtlanmadığından tazminat isteminin reddi düzeltilerek onanmıştır (15. HD, 20.12.2017, E. 2016/3465).

Borcu Ödediyseniz: İstirdat Davası ve Bir Yıllık Süre

Borcunuz olmadığı hâlde ödeme yapmak zorunda kaldıysanız, ödediğiniz parayı geri isteyebilirsiniz. Bu davaya istirdat davası denir.

İİK Md. 72/6 ve 72/7

Md. 72/6: “Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.” Md. 72/7: “Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.”

Dava sürerken ödemeMenfi tespit davası devam ederken borç icra tehdidi altında ödenirse dava kendiliğinden istirdat davasına dönüşür; bu hâlde bir yıllık hak düşürücü süre uygulanmaz (9. HD, 07.09.2015, E. 2014/12224; 11. HD, 28.02.2019, E. 2017/4550). Yargılama sırasında ihtirazi kayıtla ödeme yapılması davanın konusuz kalması anlamına gelmez (11. HD, 06.11.2025, E. 2025/1300).
Doğrudan istirdatTakibe itiraz etmemiş veya itirazı kaldırılmış borçlunun ödemeyi yapmasından sonra bir yıl içinde dava açılmalıdır. Son ödemeden itibaren bir yıl geçmişse dava hak düşürücü süre nedeniyle reddedilir (19. HD, 25.03.2015, E. 2014/17978).
İspat yüküİstirdat davasında davacı yalnızca paranın verilmesi gerekmediğini ispata mecburdur (İİK Md. 72/8; HGK, E. 2020/297; 9. HD, E. 2022/7391).
Kime karşı?İstirdat, takibi başlatan alacaklıya karşı hüküm altına alınabilir; takibi yapmamış kişiye karşı kabul edilemez (19. HD, 25.02.2020, E. 2018/3572).
Üçüncü kişi veya haricen ödemeİcra dosyasının borçlusu olmayan üçüncü bir şirketin dosyaya ödeme yapması durumunda talep İİK Md. 72 kapsamındaki istirdat değil, sebepsiz zenginleşme davasıdır (HGK, 10.02.2022, E. 2022/80). Hakkında takip olmaksızın icra baskısıyla haricen yapılan ödemenin iadesi de sebepsiz zenginleşmeye (TBK Md. 77) dayalı olup 2 ve 10 yıllık zamanaşımına tabidir (3. HD, 22.11.2021, E. 2021/6550).
Zamanaşımı savunmasıMenfi tespit davasında davalı zamanaşımı defi ileri süremez; dava istirdat niteliğinde olmadığından İİK Md. 72/7’deki süre de uygulanmaz (23. HD, 29.12.2015, E. 2015/6196).

Kısaca

Haksız bir takipte ödeme yapmak zorunda kalıyorsanız, ödemeyi ihtirazi kayıtla (“borcum olmadığı hâlde icra baskısıyla ödüyorum, geri isteme hakkım saklıdır” şeklinde) yapın ve bir yıllık süreyi takvime işleyin.


Görevli ve Yetkili Mahkeme, Arabuluculuk

İİK Md. 72/8 (Yetki ve ispat)

“Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur.”

YetkiTakibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi veya davalının yerleşim yeri mahkemesi (seçimlik).
GörevUyuşmazlığın dayandığı temel hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenir: asliye hukuk, asliye ticaret, iş veya tüketici mahkemesi (HGK, 25.11.2021, E. 2017/869).
Ticari davalarda arabuluculukTTK Md. 5/A’ya göre ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Yargıtay 11. HD (03.11.2025, E. 2025/1736), ticari menfi tespit davasında arabulucuya başvurulmadığı için verilen usulden ret kararını onamıştır. Eski tarihli bir 19. HD kararında ise (13.02.2020, E. 2020/85) ticari menfi tespit davasında arabuluculuğun zorunlu olmadığı kabul edilmişti; güncel uygulama ise dava şartı yönündedir.
İş hukuku kaynaklı davalarİşçi-işveren uyuşmazlığından doğan menfi tespit davasında, eda hükmü içermediği için arabuluculuğun dava şartı olmadığı kabul edilmiştir (9. HD, 18.03.2021, E. 2021/2740).

Arabuluculuk Süresi

Arabuluculuk faaliyeti sırasında hak düşürücü süreler ve zamanaşımı durur (6325 sayılı Kanun Md. 18/A/15). Ancak dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddi, istirdat süresi gibi sürelerin kaçırılmasına yol açabilir; bu nedenle ticari uyuşmazlıklarda önce arabulucuya başvurmak güvenli yoldur.


İcra Mahkemesi, İtirazın İptali ve Menfi Tespit İlişkisi

Genel mahkemede görülen menfi tespit davası, icra mahkemesinde bekletici mesele yapılamaz; kesinleşmemiş bir menfi tespit kararına dayanılarak icra mahkemesince takibin iptaline karar verilemez (12. HD, 07.05.2018, E. 2016/32224). Başka bir deyişle, menfi tespit davasını kazanmış olmak, karar kesinleşmeden takibi sona erdirmez.

Menfi tespit davası ile itirazın iptali davasının derdestlik ve bağlantı ilişkisi, ayrıca faturaya dayalı takipler konusunda Bu yazıda özel bir Yargıtay değerlendirmesi bulunmamaktadır; bu konularda somut olay için bir avukata danışılması gerekir.


Uygulama Rehberi

  • Takip var mı, yok mu? UYAP’tan veya icra dairesinden kendi adınıza takip olup olmadığını sorgulayın.

  • Takip başladıysa süreleri kaçırmayın: Ödeme emrine 7 gün içinde itiraz etmeyi unutmayın (ödeme emri yazısına bakınız). İtiraz menfi tespit davasının yerine geçmez ama takibi durdurur.

  • Belgeleri toplayın: Senet, sözleşme, dekont, yazışma ve tanık bilgileri; borçsuzluğunuzu ispata yarayacak her şey.

  • Tedbir istiyorsanız teminat hesaplayın: Alacağın en az %15’i; bunu karşılayabilir misiniz? Takipten önce mi, sonra mı dava açıldığına göre talep edebileceğiniz tedbir değişir.

  • Ticari uyuşmazlıksa arabulucuya başvurun: Dava şartı olabilir.

  • Tazminat talebinizi dilekçede açıkça yazın: Kötü niyet tazminatı talep olmadan verilmez.

  • Ödeme yapmak zorundaysanız ihtirazi kayıt koyun ve bir yıllık istirdat süresini izleyin.


Yargıtay Kararları

Kararlar künyeleriyle aktarılmıştır. Kararların tam metni ve somut olayla bağlantısı resmî kaynaklar üzerinden değerlendirilmelidir.

1. Menfi Tespit Davasının Niteliği ve Hukuki Yarar

HGK (E. 2020/297; E. 2018/374; E. 2017/98), menfi tespit davasını borçlunun gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava olarak tanımlamış; dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığının takipten önce ve sonra ileri sürülebileceğini belirtmiştir. Hukuki yarar HMK Md. 106/2 gereğince aranır (19. HD, E. 2020/85; 9. HD, E. 2021/2740). Takibin kesinleşmesi, icra mahkemesine şikâyette bulunulmamış olması veya takibin durdurulmuş olması dava açmaya engel değildir (HGK, E. 2020/297; E. 2021/659; 1. HD, E. 2019/5006; 19. HD, E. 2015/3440); borcun icraya tamamen ödenmesinden sonra açılan davada hukuki yarar bulunmadığı kabul edilmiştir (19. HD, E. 2014/17978).

2. Tedbir ve Teminat

Takipten önce açılan davada alacağın en az %15’i teminat karşılığında takibin durdurulmasına, takipten sonra açılan davada ise yine en az %15 teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine karar verilebilir (HGK, E. 2018/374; 9. HD, E. 2017/13374; E. 2022/7391; 19. HD, E. 2020/85; 12. HD, E. 2016/32224). Arabuluculuk sırasında yapılan takibe karşı iki haftalık menfi tespit imkânı 6325 sayılı Kanun Md. 18/A/16’da düzenlenmiştir.

3. Tazminat (Yüzde Yirmi)

Borçlu lehine tazminat için açık talep ve takibin haksız ve kötü niyetli olması gerekir (HGK, E. 2020/297; E. 2018/374; 11. HD, E. 2023/4430; 15. HD, E. 2016/3465); kötü niyet takip tarihine göre belirlenir (HGK, E. 2018/374); sonradan ibraname veya ödeme kötü niyet tazminatı koşullarını oluşturmaz (HGK, E. 2020/297); takipten önce yapılan ödemenin vekilce bilinmesi gözetilmelidir (1. HD, E. 2019/5006); likit alacak şartı aranmaz (9. HD, E. 2017/13374); imzayı bilebilecek durumdaki alacaklının takibi haksız ve kötü niyetli sayılmıştır (11. HD, E. 2023/3539); kötü niyet kanıtlanamazsa tazminat verilmez (11. HD, E. 2023/4430; 15. HD, E. 2016/3465). Asgari tazminat alacağın %20’sidir (9. HD, E. 2022/7391; E. 2021/2740; 12. HD, E. 2016/32224).

4. İstirdat

Dava sırasında ödeme yapılırsa dava istirdada dönüşür ve bir yıllık süre uygulanmaz (9. HD, E. 2014/12224; 11. HD, E. 2017/4550; E. 2025/1300; 19. HD, E. 2018/3572). Doğrudan istirdat davasında ödemeden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre vardır (HGK, E. 2020/297; E. 2018/374; 9. HD, E. 2022/7391; E. 2017/13374; 19. HD, E. 2014/17978). Üçüncü kişinin ödemesi ve haricen ödeme sebepsiz zenginleşmedir (HGK, E. 2022/80; 3. HD, E. 2021/6550). İspat yükü: yalnız paranın verilmesi gerekmediğinin ispatıdır (HGK, E. 2020/297; 9. HD, E. 2022/7391; E. 2017/13374; E. 2021/2740).

5. İspat Yükü ve Kıymetli Evrak

Borçlu ilişkiyi tamamen inkâr ediyorsa ispat yükü alacaklıdadır; senedin karşılıksızlığı ileri sürülüyorsa borçludadır (HGK, E. 2021/659; 11. HD, E. 2023/1053). Bononun ispat gücü (HGK, E. 2017/98); bedelsizlik ve çeklerin devri (HGK, E. 2021/659); ceza dosyasının bekletici mesele yapılması (19. HD, E. 2015/3440).

6. Görev, Yetki, Arabuluculuk

Yetki İİK Md. 72/8’de düzenlenmiştir (HGK, E. 2020/297; E. 2018/374; 9. HD, E. 2017/13374). Görev, temel hukuki ilişkinin niteliğine göredir (HGK, E. 2017/869). Ticari menfi tespit davasında arabuluculuk dava şartıdır (11. HD, E. 2025/1736); eski tarihli bir 19. HD kararı aksi yöndedir (E. 2020/85); iş hukuku kaynaklı davada dava şartı değildir (9. HD, E. 2021/2740).

7. Karar Özet Tablosu

Karar KünyesiUyuşmazlık KonusuSonuç
HGK, 07.06.2022, E. 2020/297, K. 2022/835Menfi tespit; sonradan ibraname; kötü niyet tazminatıDirenme kararı onandı
HGK, 08.02.2022, E. 2021/659, K. 2022/82Çeke dayalı menfi tespit; bedelsizlik; ispat yüküDirenme kararına itirazlar reddedildi; dosya Özel Daireye gönderildi
9. HD, 22.06.2022, E. 2022/7391, K. 2022/8147Teminat senedine dayalı menfi tespit; %20 tazminatBAM kararı onandı
HGK, 04.10.2018, E. 2017/98, K. 2018/1425Bonoya dayalı menfi tespit; hukuki yararDirenme uygun bulundu; dosya Özel Daireye gönderildi
11. HD, 29.05.2024, E. 2023/1053, K. 2024/4449Bonoya dayalı menfi tespit; borcun sona erdiği iddiası; ispat yüküBAM kararı bozuldu
9. HD, 14.11.2019, E. 2017/13374, K. 2019/19962İşe girişte teminat senedi; likit alacak şartı aranmamasıBozma
19. HD, 13.02.2020, E. 2020/85, K. 2020/454Ticari menfi tespitte arabuluculukDava şartı olmadığı yönünde
11. HD, 20.02.2024, E. 2023/3539, K. 2024/1261Bonoda imza inkârı; alacaklının kötü niyetiTazminat talebinin reddi yönünden bozma
11. HD, 28.02.2019, E. 2017/4550, K. 2019/1674Dava sırasında ödeme; istirdada dönüşümDavacı yararına bozma
HGK, 10.02.2022, E. 2022/80, K. 2022/107Takip borçlusu olmayan kişinin ödemesi; sebepsiz zenginleşmeBozma
9. HD, 07.09.2015, E. 2014/12224, K. 2015/24707Tedbir alınmadan ödeme; davanın istirdada dönüşmesiBozma
9. HD, 18.03.2021, E. 2021/2740, K. 2021/6513İş hukuku kaynaklı menfi tespit; arabuluculuk dava şartı değilBAM kararı bozuldu
11. HD, 03.11.2025, E. 2025/1736, K. 2025/6567Ticari menfi tespitte arabuluculuk eksikliğiBAM kararı onandı
12. HD, 07.05.2018, E. 2016/32224, K. 2018/4375Kesinleşmemiş menfi tespit ilamına dayanılarak takibin iptaliBozma
23. HD, 29.12.2015, E. 2015/6196, K. 2015/8569Zamanaşımı defi yapılamaz; İİK Md. 72/7 süresi uygulanmazOnama
HGK, 25.04.2018, E. 2018/374, K. 2018/943Ödemeden sonra takibe devam; kötü niyet tazminatı; haksız hacizMd. 72/5 tazminatı yönünden bozma; manevi tazminat yönünden direnme uygun
3. HD, 22.11.2021, E. 2021/6550, K. 2021/11812Takip olmaksızın haricen ödeme; TBK Md. 77Kanun yararına bozma
HGK, 25.11.2021, E. 2017/869, K. 2021/1508Sözleşmeye dayalı takip; menfi tespit ve istirdat; bilirkişi raporuDirenme kararı bozuldu
1. HD, 14.01.2021, E. 2019/5006, K. 2021/154Takipten önceki ödemenin bilinmesi; kötü niyet tazminatıBozma
11. HD, 06.11.2025, E. 2025/1300, K. 2025/6698İhtirazi kayıtla ödeme; istirdada dönüşüm; konusuz kalmamaBAM kararı bozularak kaldırıldı
19. HD, 25.02.2020, E. 2018/3572, K. 2020/592İcra baskısıyla ödeme; istirdadın takibi yapan davalıya karşı verilmesiDavalılar yararına bozma
19. HD, 25.03.2015, E. 2014/17978, K. 2015/4244Borcun tamamen ödenmesinden sonra açılan dava; hukuki yarar; 1 yıllık süreOnama
19. HD, 14.04.2015, E. 2015/3440, K. 2015/5382Bonoya dayalı borçsuzluk; ceza davasının bekletici mesele yapılmasıBozma
15. HD, 20.12.2017, E. 2016/3465, K. 2017/4508Takibin haksız ve kötü niyetli olması; kötü niyetin kanıtlanamamasıDüzeltilerek onama
11. HD, 24.10.2024, E. 2023/4430, K. 2024/7597Çift imza (aval iddiası); davayı derhal kabul; kötü niyet tazminatıBozma

8. Raporda Değerlendirilemeyen Hususlar

Araştırmanın Sınırları

Takip konusu alacağın faturaya dayanması, itirazın iptali davası ile menfi tespit davasının derdestlik/bağlantı ilişkisi ve borcun ödendiği itirazlarının bu iki dava arasındaki kesin hüküm etkileri konusunda özel bir içtihat bulunmamaktadır.

Kararlar ağırlıklı olarak bono, çek, teminat senedi ve sözleşmesel alacaklar ile bunlara bağlı tazminat ve istirdat şartları üzerinde yoğunlaşmaktadır.


İlgili Kanun Maddeleri

6100 sayılı HMK, Md. 106/2 (Tespit davasında hukuki yarar)

“Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.”

6102 sayılı TTK, Md. 5/A/1 (Dava şartı arabuluculuk)

“Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.”

6325 sayılı Kanun, Md. 18/A/16 (Arabuluculuk sırasında takip)

“Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından sonra, başvuran taraf aleyhine uyuşmazlık konusuyla ilgili olarak icra takibi yapılması durumunda, başvuran tarafın bu takibe karşı son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde 2004 sayılı Kanunun 72 nci maddesi uyarınca menfi tespit davası açması ve talep etmesi halinde 2004 sayılı Kanunun 72 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.”

İİK Md. 72/4 (Dava alacaklı lehine sonuçlanırsa)

“Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. … Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.”

Alıntı kısaltılmıştır.

Hukuki Danışmanlık Alın

Her dosyanın somut koşulları farklıdır. Süreler ve belgeler hak kaybına yol açabileceğinden, işlem yapmadan önce bir avukata danışmanızı öneririz. Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla, Ekim 2026 itibarıyla yürürlükte olan mevzuat ve yayımlanmış Yargıtay kararları esas alınarak hazırlanmıştır.

Menfi TespitHaksız İcra TakibiİİK 72İstirdat DavasıKötü Niyet TazminatıYargıtay Kararları
Share