
Aile Hukuku
Velayet kararı kesin hüküm sayılmaz; ancak değiştirilebilmesi için çocuğun yararını gerektiren esaslı, önemli ve sürekli bir değişiklik gerekir.
Boşanma sırasında verilen velayet kararı, sonsuza kadar değişmez bir karar değildir. Çocuğun yararı gerektiriyorsa velayet, diğer ebeveyne verilebilir. Ancak mahkemeler, bu konuda çok dikkatli ve ölçülü hareket eder: amaç ebeveynin isteğini değil, çocuğun yararını korumaktır.
Bu yazıda velayetin hangi hâllerde değiştirilebildiğini, çocuğun üstün yararının ne anlama geldiğini, çocuğun görüşünün ve uzman raporunun rolünü, kişisel ilişkinin engellenmesinin ve yeniden evlenme veya taşınma gibi olguların etkisini, ispatın nasıl yapıldığını ve davanın usulünü, ilgili kanun maddeleri ve Yargıtay kararlarıyla anlatıyoruz. Yazının sonunda ilgili Yargıtay kararlarının değerlendirmeleri yer almaktadır.
Kısaca
Velayetin değiştirilmesi için kural olarak kararın kesinleşmesinden sonra esaslı, önemli ve sürekli bir değişiklik olmalıdır. Salt ekonomik durumun daha iyi olması yeterli değildir. Her kararda belirleyici ölçüt, çocuğun üstün yararıdır.
Velayetin Değiştirilmesi Davası Nedir?
Velayet, ana ve babanın çocuğun bakım, eğitim ve temsiline ilişkin haklarını ve sorumluluklarını kapsar. Boşanma kararıyla çocuğun velayeti bir ebeveyne bırakılır; ancak sonradan koşullar değişirse bu karar yeniden değerlendirilebilir.
4721 sayılı TMK, Md. 183 (Durumun değişmesi)
“Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.”
TMK Md. 351/1 (Durumun değişmesi)
“Durumun değişmesi hâlinde, çocuğun korunmasına ilişkin önlemlerin yeni koşullara uydurulması gerekir.”
⚖ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2023/9531, K. 2024/1121 · 22.02.2024 (aktarılan Bölge Adliye gerekçesi)
“Velâyet ve kişisel ilişkiye ilişkin mahkeme kararları kesin hüküm niteliğinde olmayıp, şartların değişmesi halinde her zaman değiştirilebilir.”
Dava Açmak İçin Aranan Şartlar: Esaslı, Önemli ve Sürekli Değişiklik
Velayetin değiştirilmesi, boşanma kararındaki düzenlemeyi yeniden tartışmaya açmak demektir. Bu nedenle Yargıtay, değişikliğin ciddi olmasını arar.
⚖ Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2013/1926, K. 2015/1139 · 01.04.2015
“Boşanma hükmünden sonra esaslı değişikliklerin olması şart olup, ayrıca esaslı değişikliğin önemli ve sürekli olması da gerekmektedir.”
⚖ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2016/6316, K. 2016/7021 · 06.04.2016
Boşanma kararının kesinleşmesi ile velayetin değiştirilmesi davasının açılması arasında yalnızca 11 gün geçmişti. Velayetin değiştirilmesini gerektiren yeni bir durumun ortaya çıktığı veya velayet sahibinin velayet görevini kötüye kullandığı ya da savsakladığı kanıtlanamadığından, davanın kabulü bozulmuştur.
Velayet Değişikliği Sebebi Sayılabilecek Başlıca Haller
Velayet sahibinin velayet görevini ihmal etmesi veya kötüye kullanması
Çocuğun fiilen diğer ebeveynle yaşaması ve bu durumun üstün yarar ile örtüşmesi
Velayet sahibinin diğer ebeveynle çocuk arasındaki kişisel ilişkiyi sürekli engellemesi
Velayet sahibinin çocuğu bırakıp başka bir yere veya yurt dışına yerleşmesi
Çocuğun ihmal, istismar veya kötü muamele görmesi
Çocuğun Üstün Yararı: Mahkemenin Temel Ölçütü
Velayet davalarında ebeveynlerin istekleri değil, çocuğun yararı belirleyicidir.
⚖ Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2017/2448, K. 2018/1131 · 23.05.2018
“Velayet, kamu düzenine ilişkin olup, bu hususta ana ile babanın istek ve beyanlarından ziyade çocuğun menfaatlerinin dikkate alınması zorunludur.” Maddi durumun iyiliği tek başına velayetin değiştirilmesini gerektirmez.
⚖ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2015/16216, K. 2015/17230 · 05.10.2015
“Velayetin düzenlenmesinde aslolan … çocukların üstün yararıdır. Üstün yarar belirlenirken de çocuğun bedeni, fikri ve ahlaki gelişimi esas alınır.”
⚖ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/1567, K. 2025/8347 · 07.10.2025
“Çocuğun üstün yararını belirlerken onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir.”
Çocuğun Görüşü Alınır mı? Ne Kadar Etkilidir?
İdrak çağındaki çocuk, kendisini ilgilendiren velayet davasında bizzat dinlenir. Ancak çocuğun tercihi mahkemeyi mutlak olarak bağlamaz.
TMK Md. 339/3
“Ana ve baba, olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanırlar; önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutarlar.”
⚖ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2016/10221, K. 2016/11280 · 08.06.2016
İdrak çağındaki çocukların velayet konusunda bizzat görüşlerine başvurulmalıdır. Ancak “çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür.”
Aynı yönde: 2. HD, 21.02.2017, E. 2016/16629; 11.04.2023, E. 2022/10780.
Çocuğu Yönlendirmeyin
Çocuğa diğer ebeveyn hakkında olumsuz telkinde bulunmak, hem çocuğun gelişimine zarar verir hem de mahkemece tespit edildiğinde yönlendiren tarafın aleyhine sonuç doğurur.
Uzman İncelemesi ve Sosyal İnceleme Raporu
Velayet davalarında hâkim, çoğu zaman psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan rapor alır. Bu rapor, davanın en belirleyici delillerinden biridir.
4787 sayılı Aile Mahkemeleri Kanunu, Md. 5
Aile mahkemeleri, davanın esasına girilmeden önce veya görülmesi sırasında mahkemece istenen konular hakkında araştırma ve inceleme yapmak, gerektiğinde duruşmada hazır bulunup görüş bildirmek üzere Adalet Bakanlığınca görevlendirilen “psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan yararlanır.”
Madde metni özetlenmiştir; uzmanların niteliklerine ilişkin ayrıntılar kanundadır.
⚖ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2016/8007, K. 2016/8962 · 03.05.2016
Uzman raporu alınmadan eksik inceleme ile karar verilemez: “psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlara inceleme yaptırılarak, rapor alınması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonuca gidilmesi gerekir.”
⚖ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2025/9846, K. 2026/6256 · 08.06.2026
İnceleme, ana ve babanın “barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarına” ilişkin yapılmalı ve çocuklarla bizzat görüşülerek rapor hazırlanmalıdır. Yargıtay, tarafların güncel ortamı bakımından yeni uzman raporu alınması için hükmü kısmen bozmuştur.
Kişisel İlişkinin Engellenmesi ve Velayet
Velayeti elinde tutan ebeveynin, diğer ebeveynin çocukla görüşmesini sürekli engellemesi, velayet değişikliğinin en önemli sebeplerinden biridir.
TMK Md. 324/3 (7343 s. Kanunla eklenen fıkra)
“Velayet kendisine bırakılan ana veya baba, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. Bu husus kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar edilir.”
TMK Md. 324/1
“Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür.”
⚖ Yargıtay Hukuk Genel Kurulu · E. 2013/1926, K. 2015/1139 · 01.04.2015
İcra dosyaları ve çocuk teslimine muhalefet yaptırımlarıyla sabit olan olayda, “davalı annenin çocuğun babayla kişisel ilişki hakkını sürekli olarak engellediği” ve bunun velayet hakkının kötüye kullanılması olduğu sonucuna varılarak velayetin babaya verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
⚖ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2015/16216, K. 2015/17230 · 05.10.2015
“Kişisel ilişkinin zedelenmesi velayetin değiştirilmesi nedenidir.” Baba, anne ile çocuk arasındaki iletişimi koparmıştır.
⚖ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2023/5018, K. 2023/3592 · 04.07.2023
Annenin çocuğu kişisel ilişki süresi sonunda zaman zaman teslim etmediği veya geç teslim ettiği, birkaç kez icra kanalıyla dahi tesliminin gerçekleşemediği tespit edilmiş; bu nedenle kişisel ilişki düzenlemesi değiştirilerek çocuğun bulunduğu ortamdan teslim alınması ve aynı ortama teslim edilmesi şeklindeki hüküm onanmıştır.
Kısaca
Mahkeme, kişisel ilişki kararında “düzenlemeye uyulmazsa velayetin değiştirilebileceğini” taraflara ihtar eder (TMK Md. 182/2). Bu ihtara rağmen engelleme sürerse velayet değişikliği gündeme gelir; ancak her durumda çocuğun menfaatine aykırı olmamak şarttır.
Yeniden Evlenme, Taşınma ve Velayet Görevinin İhmali
Velayet sahibinin yeniden evlenmesi veya başka bir yere taşınması, tek başına velayetin değiştirilmesi sebebi değildir. Belirleyici olan, bu olguların çocuğun yararına etkisidir.
TMK Md. 349 (Ana veya babanın yeniden evlenmesi)
“Velâyete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi, velâyetin kaldırılmasını gerektirmez. Ancak, çocuğun menfaati gerektirdiğinde velâyet sahibi değiştirilebileceği gibi, durum ve koşullara göre velâyet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir.”
İhmal ve İstismar İddialarında İspat
Velayetin değiştirilmesini isteyen taraf, iddialarını somut ve inandırıcı delillerle ispat etmek zorundadır. Soyut iddialar yeterli görülmez.
⚖ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2016/6669, K. 2016/7604 · 14.04.2016
Annenin velayet görevini kötüye kullandığına dair dosyada “ciddi ve inandırıcı bir delil bulunmamaktadır”; davanın kabulü bozulmuştur.
⚖ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/1043, K. 2024/2280 · 02.04.2024
Çocuğun uzman görüşmelerinde annesiyle mutlu olduğunu ve şiddet görmediğini belirtmesi üzerine velayet görevinin kötüye kullanıldığı ispatlanamamış; velayetin annede kalması çocuğun yüksek yararına bulunarak dava reddedilmiş ve karar onanmıştır.
⚖ Yargıtay 2. Hukuk Dairesi · E. 2024/7100, K. 2024/8892 · 20.11.2024
Annenin velayet görevini yerine getirmediği veya kötüye kullandığı kanıtlanamadığından ve velayetin değiştirilmesini haklı kılacak yasal nedenler bulunmadığından ret kararı benimsenmiştir.
Hangi Deliller Önemlidir?
Okul, sağlık ve devamsızlık kayıtları
Kişisel ilişkinin engellendiğini gösteren icra dosyaları, tutanaklar, mesaj ve yazışmalar
Tanık beyanları ve kolluk/savcılık kayıtları (varsa)
Mahkemenin yaptıracağı sosyal inceleme raporu ve uzman görüşü
Davanın Usulü: Mahkeme, Resen Araştırma ve Süreç
Dava dilekçesi: Aile mahkemesine velayetin değiştirilmesi talebiyle başvurulur; boşanmadan sonra ortaya çıkan yeni olgular somut biçimde yazılır.
Sosyal inceleme: Mahkeme, uzmanlardan her iki ebeveynin ve çocuğun durumunu inceleyen rapor ister.
Çocuğun dinlenmesi: İdrak çağındaki çocuk, uzman eşliğinde dinlenir.
Delillerin toplanması: Tanık, belge ve resen araştırmalar değerlendirilir.
Karar ve kanun yolu: Karar istinaf ve temyize tabidir; velayet konusundaki gelişmeler karar kesinleşinceye kadar dikkate alınır.
Dava Öncesi Kontrol Listesi
Somut olay
“Boşandıktan sonra ne değişti?” sorusuna tarih ve belgeyle cevap verin. Kesinleşmeden hemen sonra açılan ve yeni olgu içermeyen davalar reddedilir.
Delil toplayın
Kişisel ilişkinin engellendiğini gösteren tutanaklar, icra dosyaları, mesajlar ve çocuğun okul-sağlık belgeleri en önemli delillerdir.
Çocuğu araya sokmayın
Çocuğu yönlendirmek, mahkemece fark edilir ve sizin aleyhinize değerlendirilir.
Kişisel ilişkiye uyun
Kişisel ilişki kararına titizlikle uymak, velayet değişikliği riskini azaltır.
Velayet görevini kayıt altına alın
Çocuğun okul, sağlık ve bakım ihtiyaçlarının karşılandığını gösteren belgeleri saklayın.
Uzman raporuna hazır olun
Sosyal inceleme raporu çoğu davada belirleyicidir; incelemeye uzmanla iş birliği içinde katılın.
Yargıtay Kararları
1. Esaslı, Önemli ve Sürekli Değişiklik
HGK (E. 2013/1926, K. 2015/1139, 01.04.2015), boşanma hükmünden sonra esaslı değişikliklerin olmasını, bu değişikliğin ayrıca önemli ve sürekli olmasını aramaktadır. Yargıtay 2. HD (E. 2016/6316, K. 2016/7021, 06.04.2016), boşanma kararının kesinleşmesinden 11 gün sonra açılan davada yeni olgu ispatlanamadığı için kabul kararını bozmuştur.
2. Çocuğun Üstün Yararı
Velayet kamu düzenine ilişkindir; çocuğun menfaati ana-babanın isteklerinden önce gelir (HGK, E. 2017/2448, K. 2018/1131; HGK, E. 2017/2419, K. 2018/1099; 2. HD, E. 2016/6669, K. 2016/7604; E. 2022/10780, K. 2023/1716; E. 2025/9846, K. 2026/6256). Çocuğun bedensel, fikri, ahlaki, zihinsel ve sosyal gelişimi esas alınır (2. HD, E. 2016/10221; E. 2015/16216; E. 2025/1567). Maddi durumun iyiliği tek başına velayetin değiştirilmesini gerektirmez (HGK, E. 2017/2448). Alıştığı ortamın korunması ve kardeşlerin ayrılmaması üstün yararın unsurlarıdır.
3. İdrak Çağındaki Çocuğun Görüşü
İdrak çağındaki çocuk bizzat dinlenmelidir (2. HD, E. 2016/10221). Çocuğun beyanı bağlayıcı değildir; üstün yarar gerektirirse aksine karar verilebilir (2. HD, E. 2016/16629; E. 2016/10221; E. 2022/10780). Ebeveyn yönlendirmesi varsa çocuğun beyanına itibar edilmez (2. HD, E. 2023/5018); istikrarlı ve uzman raporuyla örtüşen istek dikkate alınır (2. HD, E. 2015/9904).
4. Uzman İncelemesi
4787 sayılı Kanun Md. 5 çerçevesinde psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı incelemesi velayet davalarında zorunlu bir araştırma basamağıdır. Uzman raporu alınmadan eksik inceleme ile karar verilemez (2. HD, E. 2016/8007, K. 2016/8962). Uzman raporundaki tespitler hükme esas alınmıştır: 2. HD, E. 2023/9531 (anne-çocuk bağı); E. 2022/10780 (sosyal inceleme raporu); E. 2023/3548; E. 2024/9564 (kişisel ilişkinin uzman eşliğinde kurulması); E. 2023/8718 (kişisel ilişkinin kaldırılması).
5. Kişisel İlişkinin Engellenmesi
TMK Md. 182/2, 324/1 ve 324/3 uyarınca kişisel ilişkinin engellenmesi velayetin değiştirilmesi sebebidir. HGK (E. 2013/1926, K. 2015/1139) annenin babayla kişisel ilişkiyi sürekli engellemesi nedeniyle velayetin babaya verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. 2. HD (E. 2015/16216, K. 2015/17230): “Kişisel ilişkinin zedelenmesi velayetin değiştirilmesi nedenidir.” 2. HD (E. 2023/5018, K. 2023/3592): teslim edilmeme ve icra yoluyla dahi teslimin gerçekleşememesi nedeniyle kişisel ilişki yeniden düzenlenmiştir.
6. Yeniden Evlenme, Taşınma ve İhmal
TMK Md. 349 gereği yeniden evlenme tek başına velayetin değiştirilmesini gerektirmez (2. HD, E. 2016/16629). Çocuğu yanına almayıp üçüncü kişilere bırakmak velayet görevinin ihmalidir (2. HD, E. 2015/9904; E. 2016/5966). Çocuğu bırakıp yurt dışına yerleşmek velayetin değiştirilmesini gerektirir (2. HD, E. 2015/5313). Çocukları okula göndermeme ve kişisel ilişkiyi engelleme TMK Md. 183 ve 349 koşullarını oluşturur (2. HD, E. 2016/1902). Çocuğun fiilen diğer ebeveynde yaşaması (2. HD, E. 2015/6055; E. 2025/1567) araştırılmalıdır.
7. İhmal ve İstismar İddialarında İspat
Soyut iddialar yetmez; somut, ciddi ve inandırıcı delil gerekir (2. HD, E. 2016/6669; E. 2024/1043; E. 2024/7100; E. 2023/3548).
8. Görev, Yetki ve Usul
Görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 s. Kanun Md. 4/1). Velayetin değiştirilmesi, HMK Md. 382/2-b(13) uyarınca çekişmesiz yargı işi sayılır ve HMK Md. 385/2 gereği resen araştırma ilkesi geçerlidir (2. HD, E. 2016/8007; E. 2022/2425; E. 2015/9904; E. 2016/1902; E. 2025/9846). Velayet ve kişisel ilişki kararları kesin hüküm oluşturmaz (2. HD, E. 2023/9531).
9. Karar İnceleme Tablosu
| Karar Künyesi | Uyuşmazlık Konusu | Sonuç |
|---|---|---|
| HGK, 01.04.2015, E. 2013/1926, K. 2015/1139 | Koşulların esaslı ve sürekli değişmesi; annenin babayla kişisel ilişkiyi sürekli engellemesi | Bozma (direnme kararı) |
| 2. HD, 02.04.2015, E. 2015/5313, K. 2015/6433 | Annenin evlenip Almanya’ya gitmesi; çocuğun babada okula başlaması (TMK Md. 183) | Karar düzeltme kabul edilerek bozma |
| 2. HD, 21.04.2015, E. 2015/6055, K. 2015/8058 | Annenin çocuğu fiilen babaya bırakması; velayeti bizzat yerine getirmemesi | Bozma |
| 2. HD, 01.12.2015, E. 2015/9904, K. 2015/22805 | Babanın yeniden evlenip çocuğu babaanneye bırakması; ihmal; uzman raporu | Bozma |
| 2. HD, 05.10.2015, E. 2015/16216, K. 2015/17230 | Babanın anne ile çocuk arasındaki kişisel ilişkiyi zedelemesi | Bozma |
| 2. HD, 24.02.2016, E. 2016/1902, K. 2016/3287 | Babanın çocukları okula göndermemesi; kardeşlerin ayrılmaması | Bozma |
| 2. HD, 06.04.2016, E. 2016/6316, K. 2016/7021 | Boşanmadan 11 gün sonra açılan dava; yeni olgu ispatlanamamış | Bozma |
| 2. HD, 14.04.2016, E. 2016/6669, K. 2016/7604 | Annenin ihmal ettiğine dair inandırıcı delil yok; kardeşlerin birliği | Bozma |
| 2. HD, 03.05.2016, E. 2016/8007, K. 2016/8962 | Resen araştırma; uzman heyetinden rapor alınması zorunluluğu | Bozma |
| 2. HD, 08.06.2016, E. 2016/10221, K. 2016/11280 | 4787 s. Kanun Md. 5 uzman incelemesi; idrak çağındaki çocukların dinlenmesi | Bozma |
| 2. HD, 20.12.2016, E. 2016/5966, K. 2016/16205 | Babanın evlenip çocuğu büyükanne-büyükbabaya bırakması; ihmal | Bozma |
| 2. HD, 21.02.2017, E. 2016/16629, K. 2017/1767 | Annenin çalışması ve yeniden evlenmesi tek başına yeterli değil; çocuk idrak çağında değil | Bozma |
| HGK, 16.05.2018, E. 2017/2419, K. 2018/1099 | Direnme kararının usul kurallarına aykırı biçimde yeni hüküm niteliğinde tesisi | Usulden bozma |
| HGK, 23.05.2018, E. 2017/2448, K. 2018/1131 | Çocuğun alıştığı ortamın korunması; maddi durum tek başına etkili değil | Onama |
| 2. HD, 09.05.2022, E. 2022/2425, K. 2022/4163 | Resen araştırma; sonraki gelişmelerin ve ikiz çocukların dinlenmesi gereği | BAM kararı kaldırılarak ilk derece kararı bozuldu, diğer kısımlar onandı |
| 2. HD, 11.04.2023, E. 2022/10780, K. 2023/1716 | Sosyal inceleme raporu; çocuğun üstün yararı; anne yanında kalmanın uygunluğu | Kısmen bozma, kısmen onama |
| 2. HD, 17.05.2023, E. 2023/3548, K. 2023/2432 | Annenin ihmal veya istismarı ispatlanamamış; kişisel ilişkinin artırılması talebi | Onama |
| 2. HD, 04.07.2023, E. 2023/5018, K. 2023/3592 | Ebeveyn yönlendirmesi nedeniyle çocuk beyanına itibar edilmemesi; teslim edilmeme | Onama |
| 2. HD, 19.12.2023, E. 2023/8718, K. 2023/6308 | Anneyle kişisel ilişkinin çocuğun üstün yararına aykırı hâle gelmesi | Onama |
| 2. HD, 22.02.2024, E. 2023/9531, K. 2024/1121 | Anne-çocuk bağı; uzman raporu; velayetin kesin hüküm oluşturmaması | Kısmen temyiz dilekçesinin reddi, kısmen onama |
| 2. HD, 02.04.2024, E. 2024/1043, K. 2024/2280 | Annenin şiddet uyguladığı iddiasının ispatlanamaması | Onama |
| 2. HD, 20.11.2024, E. 2024/7100, K. 2024/8892 | Annenin görevini savsakladığının ispatlanamaması; kişisel ilişkide gün düzeltilmesi | Düzeltilerek onama |
| 2. HD, 12.02.2025, E. 2024/9564, K. 2025/1329 | Annenin çocuk kaçırma geçmişi; kişisel ilişkinin uzman eşliğinde kurulması | Düzeltilerek onama |
| 2. HD, 07.10.2025, E. 2025/1567, K. 2025/8347 | Çocuğun fiilen baba yanında yaşadığı iddiasının araştırılması; uzman görüşü | Bozma (velayet yönünden) |
| 2. HD, 08.06.2026, E. 2025/9846, K. 2026/6256 | İhmal iddiaları; fiilen yaşanılan yer; kardeşlerin ayrılmaması; yeni uzman raporu | Kısmen bozma, kısmen onama |
11. Mevzuat Notu: Uygulamada Dikkat Edilecek Hususlar
Esaslı, önemli ve sürekli değişiklik: Kararın kesinleşmesinden hemen sonra kayda değer bir durum değişikliği olmadan açılan davalar dinlenemez.
Çocuğun üstün yararı: Ana ve babanın istekleri yerine çocuğun gelişimi esas alınır; alıştığı ortam ve kardeşlerin birliği önem taşır.
İdrak çağındaki çocuk: Bizzat dinlenir; beyanı ebeveyn yönlendirmesi veya gelişimine aykırı unsur taşıyorsa hâkim aksine karar verebilir.
Sosyal inceleme raporu: Barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durum ile ebeveynlik becerileri yerinde incelenmeli; eksik inceleme ile karar verilmemelidir.
İspat ölçütü: Velayet görevinin savsaklandığı, ihmal veya kötüye kullanıldığı somut ve inandırıcı delillerle ispatlanmalıdır.
İlgili Kanun Maddeleri
4721 sayılı TMK, Md. 182/2 (Kişisel ilişki ihtarı)
“Mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder.”
Fıkra 24.11.2021 tarihli 7343 sayılı Kanunla eklenmiştir.
TMK Md. 324/2 (Kişisel ilişki hakkının sınırları)
Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba haklarını yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddî olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa, “kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir.”
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, Md. 4/1-(b) ve (d)
Kanunun uygulanmasında çocuğun yarar ve esenliğinin gözetilmesi ile çocuk ve ailesi bilgilendirilmek suretiyle karar sürecine katılımlarının sağlanması ilkeleri gözetilir.
Madde metni özetlenmiştir.
6100 sayılı HMK, Md. 385/2 ve Md. 382/2-b(13)
Velayetin eşlerden birinden alınarak diğerine verilmesi çekişmesiz yargı işidir; çekişmesiz yargı işlerinde aksine hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir.
Madde metni özetlenmiştir.
Hukuki Danışmanlık Alın
Her dosyanın somut koşulları farklıdır. Süreler ve belgeler hak kaybına yol açabileceğinden, işlem yapmadan önce bir avukata danışmanızı öneririz. Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla, Ekim 2026 itibarıyla yürürlükte olan mevzuat ve yayımlanmış Yargıtay kararları esas alınarak hazırlanmıştır.